Tanı Tedavi Rehberi » Zoonozlar

Zoonozlar

ZOONOZLAR
Zoonozlar, hayvanlardan insanlara doğrudan veya dolaylı temas, artropod vektör
(kene, sivrisinek) ve yiyeceklerle bulaşan viral, bakteriyel, mikotik ve paraziter
enfeksiyonlardır. Zoonoz sayısı 200den fazladır.
Ülkemiz açısından en önemli zoonozlar bu bölümde, besin kaynaklı zoonozlardan
bruselloz ayrı bir rehberde yer almaktadır (Sayfa:177).

Ülkemiz için önemli bazı zoonozlar;
Hayvan ısırığı; Kuduz ve tetanoz profilaksisi ve özel durumlarda yumuşak doku
enfeksiyonu için antibiyotik profilaksisi gerektirir.
Kuduz; Sosyal boyutlu ölümcül bir hastalıktır.
Kedi tırmığı hastalığı; Öykü ve tipik klinik bulgularla kolay tanı konabilir.
Şarbon; Epidemiyolojik önemi vardır. Tipik deri lezyonlu hastalarda kolay
tanı konulabilir.
Tularemi; Salgınlarının tanımlanması önemlidir.
Leptospiroz; Salgınlarının tanımlanması önemlidir.
Lyme hastalığı; Özellikle erken olgularda tipik klinik bulgularla kolay tanı konulabilir.
Kist hidatik; Ülkemizde sık görülür, koruyucu önlemlerin bilinmesi önemlidir.
Toksoplazmoz; Ülkemizde sık görülür, gebe izleminde saptanması önemlidir.
Toksokara enfeksiyonları; Ülkemizde sık görülür, koruyucu önlemlerin bilinmesi önemlidir.

HAYVAN ISIRIĞI
Ülkemizde en sık köpek, kedi ve fare ısırığı görülürken, at, eşek, sığır, koyun, tavşan,
gelincik, kurt ve tilki ısırığı da bildirilmektedir.
Hayvanla temas riski yüksek meslek grupları (veteriner hekim, orman bekçisi, korucu,
hayvan bakıcısı, hayvan laboratuvarı personeli), çocuklar ve gençlerde ısırılma daha sıktır.
Hayvan ısırması sonucu, başta kuduz ve tetanoz olmak üzere pek çok hastalık bulaşabilir.
Hayvanın ağız florasındaki mikroorganizmaların neden olduğu selülit, artrit, osteomiyelit
gibi enfeksiyöz sorunlar ve bağışıklık sistemi yetersiz kişilerde ölümcül sepsis gelişebilir.

Tanı
Isıran hayvanın türü, sahipli olup olmadığı, sağlık durumu, kuduz aşısı olup olmadığı,
hayvanın nerede olduğu belirlenmelidir.
Hastanın tetanoza karşı bağışıklanma durumu ve aspleni, steroid kullanımı, protez
kalp kapağı, kronik hastalık, siroz, HİV enfeksiyonu gibi çeşitli sorunlara zemin
oluşturabilecek bir hastalığı olup olmadığı sorgulanmalıdır.
Yaralanmanın yaşamsal işlevleri bozabilecek önemde olup olmadığı belirlenmelidir.
Yarada ödem ve nekrotik doku varlığı, ısırılan bölgenin hareket işlevi, eklem ve kemiğe
penetrasyon olup olmadığı, lokal enfeksiyon bulguları araştırılmalıdır. Enfekte yaralarda
Gram boyalı yaymanın incelenmesi ve kültür yapılması önerilir.

Tedavi
Hastanın yaşamsal işlevleri denetim altındaysa aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır:
Yara temizliği
Yara bol su ve sabunla yıkandıktan sonra iyot solüsyonları uygulanmalıdır. Kuduz
şüpheli temasta, kozmetik faktörler ve enfeksiyon riski değerlendirilerek, ancak yara
çevresine kuduz immün globulini uygulandıktan sonra dikiş atılabilir.
Profilaktik ve tedavi amaçlı antibiyotik
Büyük ısırık, ezici-delici yara, kedi ısırığı, el yarası, kemik ve ekleme yakın yara varlığı
ve zemin hazırlayıcı hastalığı olanlarda profilaktik olarak, enfekte yaralarda tedavi
amacıyla;
- Amoksisilin/klavulanat 3-5 gün süreyle ağız yoluyla günde iki kez 875/125 mg
veya
- Doksisiklin günde iki kez 100 mg
kullanılmalıdır.

Tetanoz bağışıklaması
Primer bağışıklaması yapılmış ve son aşısının üzerinden 5 yıl geçmiş hastalara bir
doz tetanoz aşısı uygulanması yeterlidir. Aşısız olanlara ve aşılanma durumu bilinmeyenlere
tetanoz aşısı ve tetanoz immünglobulini uygulanmalı, daha sonra tetanoz aşı takvimi
(0., 1., 6. ve 12. ay) tamamlanmalıdır.

Kuduz bağışıklaması
Kemiriciler dışındaki sıcakkanlı hayvan temaslarında (ısırma, tırmalama, mukozalara
salya bulaşması) kuduz bağışıklaması yapılmalıdır.

Sevk
Enfeksiyon bulguları 48 saat içinde düzelmeyen veya deri altı, kas, eklem ve kemiğe
yayılım gösteren, sepsis bulguları olan, bağışıklık sistemi baskılanmış, uyum göstermeyen,
yaşamsal işlevleri bozulmuş (özellikle boyun ısırıkları damar ve sinir kesilerine yol
açabilir) ve ezilme tipi yaralanması olanlar sevk edilmelidir.

KUDUZ
Kuduz, sıcakkanlı hayvanlar ve insanlarda görülen bir virüs ensefalitidir. Ülkemizde
en sık köpek ısırması ile bulaşmaktadır.
Kuluçka süresi 4 gün-19 yıl, ortalama 3-8 haftadır.

Tanı
Kuduz halsizlik, ateş, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, boğaz ağrısı ve aşırı halsizlik gibi
özgül olmayan prodromal belirtilerle başlar.
Şüpheli hayvan teması (ısırma, tırmalama, mukozalara salya bulaşımı) olan hastalarda,
prodromal belirtilerle birlikte, ısırılma bölgesi ve bölgenin iletimini sağlayan periferik
sinir trasesinde hiperestezi, parestezi veya anestezi kuduz tanısı için ilk ipucu olabilir.
Ateş, ajitasyonlarla seyreden bilinç bozukluğu, delirium, istem dışı kasılma ve
konvülziyonlar görülebilir. Kuduz, karakteristik bulgusu olan su korkusu (hidrofobi),
paraliziler, periferik kollaps ve koma gelişimiyle 5-6 gün içinde ölümle sonuçlanır.
Hastalık bazen ilerleyici, simetrik flask paralizilerle seyreder ve bu seyirle Guillain-Barré
sendromu ile karışabilir.

Sevk
Kuduz şüpheli hayvan teması olan ve yukarıdaki belirtileri gösteren bütün hastalar,
kuduz profilaksisi uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın sevk edilmelidir.

KUDUZ RİSKLİ TEMASTA PROFİLAKSİ YAKLAŞIMI
Her ısırıkta yara bakımı + tetanoz profilaksisi yapılmalı
Vahşi hayvan teması ise; 0, 3, 7, 14, 28. günler Kuduz immünglobülini**
Evcil Hayvan teması; hayvan aşılı ise 10 gün hayvan gözlemi.
Aşısız , kuduz şüphesi yoksa 10 gün hayvan gözlemi, kuduz şüphesi varsa 0, 3, 7, 14, 28. günler Kuduz immünglobülini**.
Hayvan kaçmış veya öldürülmüşse 0, 3, 7, 14, 28. günler Kuduz immünglobülini**.
10 günlük gözlem sırasında hayvan ölürse 0, 3, 7, 14, 28. günler Kuduz immünglobülini**.
* Hücre kültürü aşısı erişkinlerde deltoid, çocuklarda deltoid veya uyluk kasına uygulanmalıdır.
Hayvanın kuduz olmadığı kanıtlanırsa aşılama kesilir. Son 5 yıl içinde tam doz aşılanmış veya
temas öncesi tam doz profilaksi uygulanmış olanlara temas sonrasında 0 ve 3. günlerde iki aşı
uygulanır.
** İnsan kökenli kuduz immun globulini (Ig) 20 IU/kg, hayvan kökenli kuduz immun globulini 40 IU/kg
dozla, alan anatomik olarak uygunsa mümkün olduğunca yara çevresi ve içine, kalan miktar ise
aşının yapıldığı ekstremiteden farklı bir ekstremitede kas içine uygulanır.
Ayrıntılar için Sağlık Bakanlığı 9.05.2001 tarih, 7755 sayılı Kuduz Bağışıklama Yönergesine bakınız.

KEDİ TIRMIĞI HASTALIĞI

Kedi teması sonucu bulaşabilen Bartonella hanselea nın etken olduğu bir hastalıktır.

Tanı
Bakterinin giriş yerinde oluşan ağrısız bir papül gelişimini en sık aksiller, servikal,
submandibuler ve inguinal bölgede saptanan bölgesel lenfadenopati izler. Ateş görülebilir.
Genellikle 2-3 haftada kendiliğinden iyileşir. Konjonktivit, nörolojik sorunlar ve özellikle
AİDS hastalarında organ tutulumu saptanabilir.

Tedavi
Bağışıklık sistemi normal hastalar ve organ-sistem tutulumuyla seyretmeyen olgularda
antibakteriyel tedavi gerekmez.

ŞARBON
Etken Bacillus anthracis tir. En sık karşılaşılan tipi olan deri şarbonu, hasta çiftlik
hayvanlarının etleriyle temas sonucu gelişir. Bakteri sporlarının inhalasyonuyla mediastinit
şeklinde seyreden solunum sistemi şarbonu ağır ve öldürücüdür. Orofarengeal ve
gastrointestinal şarbon seyrek görülen hastalıklardır.

Tanı
Öykü ve klinik bulgular yol göstericidir.
Deri lezyonu ağrısızdır, siyah renkli kabuğu tipiktir.
Kesin tanı örneğin Gram boyamasında gram pozitif basillerin saptanması ve kültürle
konur.

Tedavi
Penisilin G erişkinde 4 saat arayla 4 milyon ünite ven yoluyla verilir. Çocuklarda
ağırlığa göre doz ayarlaması yapılmalıdır.
Erişkinde kinolonlar ve 8 yaşın üstündeki hastalarda tetrasiklinler diğer seçeneklerdir.
Sepsisle sonuçlanabileceğinden yaraya cerrahi girişimden kaçınmalıdır.
Sistemik bulgusu olan hastalar sevk edilmelidir.

TULAREMİ
Etken olan Francisella tularensis gram negatif bir çomaktır. Enfekte tavşan teması,
kene ısırması ve enfekte hayvanların kontamine ettiği sulardan bulaşabilir. Ülkemizde
su kökenli salgınları bildirilmiştir.

Tanı
Etkenin giriş yerinde deride ülser ve lenfadenopati en sık rastlanan bulgulardır. Ayrıca
konjonktivit, farenjit, pnömoni veya tifoya benzer belirti ve bulgularla seyredebilir.
Kesin tanı kültür ve serolojik testlere dayanır.

Tedavi
Streptomisin veya 8 yaşın üstündeki hastalarda tetrasiklinler seçilecek antibiyotiktir.
Sistemik hastalık bulgusu olanlar ve salgın varlığında hastalar sevk edilmelidir.

LEPTOSPİROZ
Leptospira türlerinin yol açtığı spiroketal bir enfeksiyondur. Enfekte fare ve bazen
köpek idrarlarının kontamine ettiği sulardan deri ve mukozalar yoluyla bulaşır. Ülkemizde
pirinç tarımı yapılan bölgelerde daha sık karşılaşılmaktadır.

Tanı
Ateş, sarılık, merkez sinir sistemi bulguları, böbrek yetmezliği, konjonktival kanamalarla
seyredebileceği gibi kendini sınırlayan hafif ateşli veya ağır hastalık olarak da seyredebilir.
Tanı genellikle serolojik testlerle doğrulanır.

Tedavi
Penisilin G veya ampisilin ven yoluyla kullanılır.
Ağır seyirli olgular sevk edilmelidir.

LYME HASTALIĞI
Ixodes cinsi kenelerin ısırması ile bulaşan Borrelia burgdorferi nin etken olduğu bir
hastalıktır. Ülkemizdeki varlığı serolojik araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Kene ısırmasından 1-2 hafta sonra ısırık bölgesinde eritema kronikum migrans adı
verilen, ortalama 15 cm çapında ortası soluk, çevresi eritemli dairesel deri lezyonu gelişir.
Ateş, kas ağrısı, halsizlik gibi semptomlar olabilir. Lezyon 1-2 haftada solar. Konjonktivit,
aseptik menenjit, kardit ve fokal nörolojik bulgular görülebilir. Tedavi edilmeyen olgularda
aylar sonra artrit gelişebilir.

Tanı
Erken hastalıkta negatif olabilmekle birlikte özgül Ig M ve Ig G antikorlarını saptayan
serolojik testler yararlı olabilir.

Tedavi
Eritema kronikum migrans için amoksisilin, 500 mg 8 saatte bir, doksisiklin 100 mg
12 saatte bir, sefuroksim aksetil 500 mg 12 saatte bir 3 hafta süre ile ağız yoluyla
verilmelidir .
Kene ısırmasından sonra antibiyotik profilaksisine gerek yoktur.

KİST HİDATİK (KİSTİK EKİNOKOKKOZ)
Ülkemizde yaygındır. Etken Echinococcus granulosus , çiğ enfekte koyun iç organlarıyla
beslenen köpeklere bulaşır. Bu köpeklerin dışkısıyla atılan yumurtaların kirli eller,
su ve yiyecekler aracılığıyla ağız yoluyla alınmasıyla enfeksiyon insanlara geçer; başta
karaciğer ve akciğerlerde, daha seyrek olarak diğer organlarda kistler oluşur.

Tanı
Yıllarca belirtisiz kalabilir, bulunduğu yere göre bası belirtileri, hepatomegali, ürtiker,
sarılık görülebilir. Eozinofili sıktır.
Tanı görüntüleme yöntemleri ile konur, serolojik testlerle doğrulanır.

Tedavi
Uygun merkezlerde, kistin yerleştiği organ, kistin büyüklüğü, sayısı, komplike olup
olmadığı ve hastanın genel durumu göz önüne alınarak cerrahi tedavi, tıbbi tedavi
(mebendazol, albendazol) veya PAIR (ponksiyon, aspirasyon, enjeksiyon, reaspirasyon)
uygulanır.
Herhangi bir nedenle kist rüptüre olursa hastada anaflaktik reaksiyon gelişebilir.

Sevk
Kistik ekinokokkoz şüphesi olan ve tanısı alan tüm hastalar sevk edilmelidir.

ALVEOLER EKİNOKOKKOZ
Echinococcus multilocularis ile enfekte tilki, kedi ve köpek dışkısıyla bulaşır. Orta
ve Doğu Anadoluda görülmektedir.
Kanser gibi hızlı ilerler, sarılık sıktır.

Tanı
Görüntüleme yöntemleri ve serolojik testlerle konur.

Tedavi
Mümkünse cerrahi olarak çıkarılır, ardından tıbbi tedavi (albendazol, mebendazol)
uygulanır. Cerrahi uygulanamıyorsa uzun süreli tıbbi tedavi yararlıdır.

Sevk
Alveoler ekinokokkoz şüphesi olan ve tanısı alan tüm hastalar sevk edilmelidir.

TOKSOPLAZMOZ
İnsana, kedi dışkısıyla atılan ve dış ortamda 1-5 günde enfektif hale geçen ookistlerin
su veya sebzelerle alınması ya da doku kisti içeren çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesiyle
bulaşır. İlk kez gebelikte enfekte olan annelerden plasenta yoluyla bebeklere bulaşabilir.
Düşüğe neden olabilir ama tekrarlayan düşüklere yol açmaz.

Tanı
Bağışıklığı sağlam olgularda genellikle belirti vermez, bazen servikal lenfadenopati
gözlenir. Koryoretinite ve özellikle bağışıklığı baskılanmışlarda ensefalite yol açabilir.
Konjenital toksoplazmoz; semptomsuz olabildiği gibi düşük, serebral kalsifikasyon,
hidrosefali, koryoretinit, mental retardasyon gibi semptom ve bulgularla da görülebilir.
Tanı daha çok serolojik yöntemlerle konur. Akut enfeksiyonun tanısında anti-
toksoplazma IgM antikorları varlığı önemlidir.
Gebelikten önce bir kez antikor saptanan anne adaylarında, antikor düzeyi yüksek bile
olsa tedaviye ve antikor düzeyinin izlemine gerek yoktur.

Tedavi
Ülkemizde gereksiz tedavi ve küretaj uygulamaları sıktır. Gebelik sonlandırılmadan
önce, mümkünse, fetüsün enfekte olup olmadığı araştırılmalıdır.

Sevk
Şüpheli olgular tanı ve tedavi için sevk edilmelidir.


TOKSOKARA ENFEKSİYONLARI (İÇ ORGAN LARVA GÖÇÜ)
Etken sıklıkla köpeklerdeki Toxocara canis , bazen kedilerdeki Toxocara cati dir.
Etken anne köpekten yavrusuna geçtiğinden yavru köpekler en önemli enfeksiyon
kaynağıdır. Dışkıyla atılan yumurtalar dış ortamda 3-4 haftada enfektif özellik kazanır.
Bu yumurtaların, özellikle çocuklar tarafından kirli eller, su ve yiyecekler aracılığıyla
alınmasıyla bağırsaklarda açılan larvalar çeşitli organlara yayılır.
En önemli belirti eozinofilidir, sıklıkla lökositoz da eşlik eder. Hepatomegali, alerji,
öksürük, ateş, görme bozukluğu, karın ağrısı, ürtiker gibi çok çeşitli belirtiler ortaya
çıkabilir.

Tanı
Yavru köpeklerle temas ve pika öyküsü bulunabilir.
Tanıda serolojik yöntemler değer taşır. Kesin tanı enfekte dokulardan alınan
biyopsilerledir.

Sevk
Şüpheli olgular sevk edilmelidir.

ZOONOZLARDAN KORUNMA
1. Halk zoonotik hastalıklar ve korunma yolları konusunda bilinçlendirilmelidir.
2. Sokak köpeklerinin uygun birimlerde toplatılması, tedavi edilmesi, kısırlaştırılması:
Kuduz, kist hidatik, Toksokara enfeksiyonu açısından önemlidir.
3. Ev hayvanlarının veteriner hekim kontrolüne alınması, bu konuda yasal düzenlemelerin
yapılması ve uygulanması: Kuduz (aşı), kist hidatik (3 ayda bir prazikuantel),
Toksokara enfeksiyonu açısından önemlidir.
4. Özellikle kurban bayramlarında hijyenik olmayan koşullarda ve yetkili olmayan
kişilerce yapılan kesimlerin önlenmesi: Kist hidatik ve şarbon açısından önemlidir.
5. Çiğ veya az pişmiş et yenmemesi, çiğ etle temas sonrası ellerin iyi yıkanması:
Toksoplazmoz (özellikle gebelikte), şarbon, tularemi açısından önemlidir.
6. Hayvan dışkılarından korunma: Çiğ sebzelerin iyi yıkanması, çocukların hayvan
dışkısıyla kontamine topraklarda oynamasının engellenmesi, yemek öncesi el yıkama
alışkanlığı kazandırılması: Toksoplazmoz (özellikle gebelikte), kist hidatik, Toksokara
enfeksiyonu açısından önemlidir.

Kaynaklar
1. Eckert J, Gemmell MA, Meslin FX, Pawlowski ZS. WHO/OIE Manual on Echinococcosis in Humans and
Animals: A Public Health Problem of Global Concern, 2002.
2. Glaser C, Lewis P, Wong S. Pet-, Animal-, and Vector-borne Infections. Pediatr Rev. 2000; 219-32.
3. Gorbach SL, Bartlett JG, Blacklow NR, ed. Infection Diseases. 2nd ed. Philadelphia: Saunders, 1998.
4. Kuduz Bağışıklama Yönergesi. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Ankara, 2001.
5. Mandell GL, Bennett JE, Dolin R, ed. Principles and Practice of Infectious Diseases, 5th ed. New York:
Churchill and Livingstone, 2000.



İlacabak.com - Sitemizde ilaç satışı, ilaç temini veya ilaç promosyonu gibi bir faaliyetimiz yoktur. Ayrıca sitemiz üzerinde tıbbi konularda yardım veya danışma hizmeti de verilmemektedir. Sitede yer alan tüm bilgiler hasta ve doktorların ilaçlar hakkında bilgi sahibi olması için hazırlanmıştır. Sitemizdeki bilgilerin eksik veya güncellenmemiş olmasından sitemiz yasal sorumluluk altında değildir. Siteye giren kullanıcılarımız bu koşulları kabul etmiş sayılır. İlaç kullanmadan önce, lütfen doktorunuza danışınız.

Sitemizde yaptığınız ziyaretten memnun kalmadıysanız bizimle iletişime geçerek gelişmemize katkıda bulunabilirsiniz.