Yeni çalışma için araştırmacılar, 46 farklı araştırma grubundan elde edilen verileri birleştirdi; örneklem büyüklükleri 611.000 ile 1,1 milyonun üzerinde kişi arasında değişiyordu. Ekip, bir bireyin kişilik özellikleri ile ruh sağlığı sorunları, madde kullanımı ve genel fiziksel sağlık düzeyi gibi çok çeşitli hastalıklar ve alışkanlıklar arasında genetik bir örtüşme olduğunu saptadı. Örneğin, nevrotiklik ile ilişkili genler ruh sağlığı bozuklukları riskinin artmasıyla bağlantılı bulunurken; sorumluluk bilinci, daha az madde kullanımı ve daha düzenli egzersiz yapma eğilimiyle genetik olarak ilişkilendirildi. Araştırmacılar, söz konusu genetik kalıpların şaşırtıcı derecede tutarlı olduğunu; yaş grupları, coğrafi bölgeler, uygulanan kişilik testleri ve kişinin kendisini tanımlaması ile başkaları tarafından değerlendirilmesi gibi farklı durumlar arasında benzer ilişkiler gözlemlendiğini belirtti. Bununla birlikte araştırmacılar, yaygın genetik varyantların, çalışmada ölçülen kişilik farklılıklarının yalnızca %5 ila %9'unu açıkladığına dikkat çekti. Araştırmacılar, genlerin davranışları yalnızca küçük bir oranda yordayabildiğini ve bir kişinin gelecekte yapacağı seçimleri değerlendirmek için kullanılamayacağını belirtti. Genel olarak kişilik, hem genleri hem de kişinin içinde bulunduğu çevreyi yansıtır. Kranzler, "Bu bulgular, kişiliğin sağlık ve davranışın pek çok yönüyle neden bağlantılı olduğunu incelememiz için bize yeni bir araç sunuyor," dedi. "Ancak aynı zamanda önemli bir noktayı da pekiştiriyor: DNA'mız kişiliğimizi veya geleceğimizi etkiler, ancak onları belirlemez."
Makalenin/Haberin İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.
Haber Yayınlanma Tarihi : 29.10.2026
Haberi Sosyal Medyada Paylaş:




